0222 226 24 00
0554 264 10 55
OKULA BAŞLARKEN...

OKULA BAŞLARKEN...

    Okula başlama, çocuğun yaşamındaki dönüm noktalarından biridir. Okula  uyumun kolay ve sancısız olması, çocuğun gelecekte başarılı ve mutlu olması için son derece önemlidir.

Çocuk zihinsel, fiziksel ve sosyal yönden okula başlamaya hazır olabilir ancak  anneden ayrılık deneyimini ilk defa anaokulu döneminde yaşayan çocuklar, bu dönemde okulun içine girmeye ikna olmakta zorlanırlar ve tedirgin olurlar. Okulun ilk günlerinde ağlama, okula gitmek istememe, anneden ayrılamama gibi davranışların görülmesi normaldir. Çünkü çocuk o güne kadar güvenli, tanıdık bir ortamdadır. Her sıkıntılı anında annesini, babasını yanında bulur. Kendisinden nelerin beklendiğini bir ortamdan hiç bilmediği bir ortama girmiştir. Özellikle okulöncesi dönemde çocukların genel hissettikleri Eyvah okulda mı kalacağım ? Annem babam beni bir daha almaya gelmeyecekler mi ? gibi temel güvene dayalı endişeleri bulunmaktadır. Öğretmeni tarafından sevilip, beğenilecek midir? Arkadaşları ile anlaşabilecek midir? Okul onu koruyup kollayacak kadar güvenli bir ortam mıdır? Buna benzer sorularla meşgul olmaktadır. Bu tür kaygılardan dolayı çocuk ilk günlerde okula gitmek istemeyebilir. Genellikle bu problem 15-20 gün içerisinde yavaş yavaş çözülür.

Çocuğunuzun okula uyumunu ve başarısını artırmak için şunları yapabilirsiniz:
  -Okul açılmadan önce çocuğunuza okulu ve çevresini tanıtınız.
  -Okul ve öğretmen ile ilgi olan, abartılı şeyler anlatmayınız.
  -Çocuğunuzu disipline temek için okulu ve öğretmeni caydırıcı unsur olarak kullanmayınız. ?Böyle yaparsan öğretmen seni sevmez.? Seni okula almazlar? gibi cümlelerden kaçınınız. Bunlar çocuğunuzun okula karşı olumsuz tutum geliştirmesine neden olabilir.
  -Okul alışverişine çocuğunuzla birlikte çıkınız. Satın aldığınız araç gereçlerle ilgili mülkiyet duygusu geliştirmelerine yardımcı olunuz.
  -Kendini güvende hissetmesi için okulun ilk günü, çocuğunuzla birlikte okula gidiniz.
  -Okula başlamak çocuğunuz ve sizin için yeni bir düzen demektir. Çocuğunuzu okula güler yüzle uğurlayınız. Son dakika uyarılarından kaçınınız. Bu çocuğunuzun
tedirgin olmasına yol açar. Çocuğun evden çıkarken olumlu duygular içinde
olmasına dikkat ediniz.
  -Düzenli uyku uyumasını sağlayınız. Ödevlerini yetiştiremediği için ya da bir televizyon programını izlemek istediğinde uykusundan fedakarlık etmesine müsaade etmeyiniz.
  -Okul idaresi ve öğretmeniyle yapıcı bir diyalog içinde olunuz.
  -Öğretmeniyle ilgili bir otorite karmaşası oluşturmamak için çocuğunuzun yanında öğretmenini eleştirmeyiniz.

   -En önemlisi de çocuğun okula başlaması ve okul devamlılığını sürdürebilmesi için anne baba olarak çocuğu okula bırakırken oldukça dik ve kararlı bir tutum sergilemelisiniz. Uzun vedalardan ve sarılmalardan kaçınmalı asla çocuğunuz karşısında ağlamamalısınız.

   Okula karşı negatif duygular beslememeleri için çocuklara, okul ile ilgili gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okula başlama dönemi öncesinde anne çocuğu farklı arkadaşlıklar kurması için cesaretlendirebilir ayrıca çocuğun güven duyabileceği başka aile bireyleri kendi okul deneyimlerini çocuğa aktarabilirler. Okulun öğrenme eyleminin dışında çocuğa keyifli gelebilecek yönlerinin de anlatılması faydalı olabilir. Çocuk psikolojisiyle ilgilenen öğretmenler olarak, anne-babalara genel olarak, çocuğun bireysel becerilerini geliştirmesini, kendi başına giyinip soyunabilmesini, yardımsız yemek yeme gibi becerileri kazanmış olmasını öneriyoruz. Ayrıca her anne baba, çocuğunu her dönemde etkin bir şekilde dinlemeli ve kaygılarının olabileceğini kabul etmelidir. 

  Sonuç olarak; okula başlayan çocuğun hala oyun çocuğu olduğu unutulmamalıdır. Okul çocuğun tüm  yaşamını kaplamamalıdır. Çocuğu planlı yaşamaya özendirmeli ve başarısının artması için ona destek olmalıyız.